Anasayfa arrow Lost Password arrow Sınıfta Zaman Yönetimi

Sınıfta Zaman Yönetimi

Zaman satın alınamaz, kiralanamaz, çoğaltılamaz, geri döndürülemez, bir kaynak olduğu için paha biçilemez kaynaklardan biridir.

Zaman tükenmez kaleme benzemez; tükenir.

Zaman kaynağının verimli kullanılması yapılan aktivitelerde başarılı olunmasının yanı sıra bireylerin özel yaşamlarında da başarılı olmaları ve sağlıklı ilişkiler geliştirmesini sağlamaktadır (Karakoç, 1990).

Bireylerin zamanı daha etkili ve verimli kullanma ihtiyacı zaman yönetimi kavramını ortaya çıkarmaktadır. İnsanların her alanda yaptığı aktivitelerin etkili olması temelde zamanı iyi kullanmaları ile ilişkili olduğu görüşü günümüzde yaygındır (Erdul, 2005).

Zaman Yönetimi

Zaman yönetilebilir mi? Sorusu ile başlamak uygun olacaktır.

Aslında zaman, soyut bir olgu ve gerçek olup bir insanın, zamanın akışını durdurması, zamana müdahalede bulunması mümkün değildir. Ancak insan, yaşamını, yaşamındaki olayları kontrol altına alarak, yani kendini yöneterek, zaman kazanabilir, zamanı etkili ve verimli kullanabilir. Zamanı yönetmek, bir bakıma kendimizi, yaşamımızı kontrol altına almak demektir (Karslı, 2004).

Zaman yönetimi, amaçlara ve hedeflere ulaşmada önemli bir kaynak olan zamanı verimli kullanma çabasıdır.

Covey, Merrill & Merrill (1998) ise zaman yönetimi kavramı ile ilgili olarak iki

konuya dikkat çekmiştir. Bunlar;

1. Öncelikli olana önem verme: Bu beklentileri ifade eder ve insanı önceliklerin peşinden koşmaya yönelten yöneltir.

2. Önemli olana öncelik verme: Bu amaçları ifade eder ve bireyi yaşamının amaçları doğrultusunda sürdürmeye yöneltir.

Yukarıdaki iki durum yaşamın önünde yatan temel sorundur. Bu sorunun cevabı

saat pusula karşıtlığı ile açıklanmıştır.

Saat, kişilerin taahhütlerini, randevularını, programlarını, hedeflerini ve etkinliklerini yani zamanı hangi işlerle harcadığını ifade ederken pusula, vizyonunu, değerlerini, ilkelerini, misyonunu ve vicdanını yani önemli olduğunu hissettiği ve yaşamına nasıl bir yön verdiğini simgeler. Zaman yönetimindeki temel sorun, saat ve pusula arasında bir boşluk oluştuğunda yani yaptıklarınız yaşamımızdaki önemli şeylere katkıda bulunmadığı zaman ortaya çıkmaktadır (Covey, Merrill & Merrill 1998).

Zaman yönetiminin diğer yönetimlerden farkı ve temel zorluğu, fazlasıyla kişisel olmasıdır. Bu nedenle asıl üzerinde durulması gereken şey bireyin zamanı yönetmesi değil, bireyin kendini zaman içinde nasıl yöneteceğidir (Ceren, 2008; Uluşahin 1999). Kişisel zaman yönetimi ile ilgili geliştirilmiş farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu kişisel zaman yönetimi yaklaşımları şunlardır (Covey, Merrill & Merrill 1998. 356–365):

1. Kendini Toparla Yaklaşımı (Düzen): Bu yaklaşım, zaman yönetiminde ortaya çıkan sorunların büyük bölümünün bireylerin hayatındaki düzensizlikten kaynaklandığını savunur. Genellikle kişi istediği şeyi aradığı anda bulamaz ya da sürekli olarak bir şeyler arada kaynayıp gider. Bu yaklaşım üç alandaki düzenleme üzerine odaklanır. Bu alanlar,

Nesneleri düzenleme (anahtarlar, dosyalar, evrak dolapları vb.),

Görevleri düzenleme (yapılacak işleri en basitten karmaşığa doğru belli bir düzen ve sıraya sokmak)

Ve insanları düzenlemedir (tüm insanların yapabileceği işleri tanımlamak, yetki devretme ve faaliyetlerle ilgili izleme sistemi kurmak gibi. ).

2. Savaşçı Yaklaşım (Hayatta Kalma ve Bağımsız Üretim): Bu yaklaşım, iş ortamının, yaşam temposu ve baskısı içinde bulunan insanın kendini korumak, yeterince bağımsız çalışabilmek amacıyla zamana sahip çıkması üzerine odaklanmıştır. Bu yaklaşım

Kendini yalıtma (gereksiz iletişime kapalı, sekreter, telesekreter kullanma vb),

Yalnız kalma (rahatsız edilmemek için yalnız bir ortamı tercih etmek)

Ve yetki devretme (ayrıntılara boğulmamak ve daha etkili işlere zaman ayırmak için görevleri başkalarına dağıtmak) gibi teknikleri içerir.

3. Hedef Yaklaşımı (Başarı): Bu yaklaşımda temelde ne istediğini bilmek ve başarmak için çaba harcamak esastır. Uzun, orta, kısa vadeli planlama, hedef saptama, gözünde canlandırma, kendini motive etme ve olumlu bir düşünce tarzı yaratma gibi teknikleri içerir.

4. ABC Yaklaşımı (Önceliklerin Sıralanması ve Değerlerin Belirlenmesi): Hedef yaklaşımından yola çıkarak çabaların öncelikle en önemli işlerin üzerine yoğunlaştırılması gereği üzerinde durur. Bunu yaparken değerlerin açıklığa kavuşturulması ve görev sıralaması gibi teknikleri kullanır.

5. Sihirli Araç Yaklaşımı (Teknoloji): Doğru aracın (doğru takvimin, doğru planlamanın, doğru bilgisayar programının, doğru bilgisayarın) bize yaşam kalitesini geliştirme gücünü vereceği varsayımına dayanır. Bu yaklaşım, sistem ve teknolojik araçların iyi kullanılmasının, zamandan tasarruf sağlayacağını vurgulamaktadır.

6. Zaman Yönetimi 101 Yaklaşımı (Beceriler): Bu yaklaşım zaman yönetiminin bir beceri olduğu görüşüne dayanır. Zaman yönetiminde etkili olabilmek için, bireyin bir planlayıcı ya da randevu defteri kullanma, yapılacak işler listesi oluşturma, hedef belirleme, yetki devretme, planlama ve öncelikleri sıralama gibi işlerde uzmanlaşması gerekmektedir.

7. Kendini Akıntıya Bırak Yaklaşımı (Uyum ve Doğal Ritimler): Bu yaklaşıma göre akıntıya kapılmayı öğrenerek yaşamın doğal uyumuna dönebiliriz. Böylece bireyler yaşamın doğal ritmine dönerek, yaşantılarını doğalarında bulunan kendiliğindenliğe ve beklenmedik fırsatlara açabilirler. Bu yaklaşımda, iç benliğin tutarlığı ile doğanın akışına uyumun vurgulanmaktadır. Geleneksel zaman yönetimine karşı çıkan bir düşünceyi temsil eder.

8. İyileştirme Yaklaşımı (Özbilinç): Bu yaklaşım kendi amacına aykırı ya da işlevsiz zaman yönetimi davranışları şeklinde kendini gösteren çevre, kalıtım ve diğer etkenlerin sonucunda ruh dünyasında temel eksiklikler oluşmaktadır. Mükemmeliyetçi olarak yetişen insanlar olayları en küçük ayrıntısına kadar yönetme eğilimindedirler. Bu yaklaşımın önerdiği çözüm, zaman yönetimi sorunlarını yaratan psikolojik ve sosyolojik yetersizliği iyileştirmektir.

Zamanın en büyük özelliği her meslek grubundaki kişiler üzerinde baskı yapan evrensel bir kaynak olmasıdır. Bu meslek grubundakilerden biri de öğretmenlerdir. Öğretmenlerinde etkili bir zaman yönetimi konusunda bilgi ve beceriye ihtiyaçları vardır (Smith, 1998). Yukarıdaki zaman yönetimi yaklaşımları öğretmenlerin gerek kişisel gerek sınıftaki öğretime ayrılan zamanlarını etkili kullanmaları için bir rehber görevi görebilir.

Sınıf Yönetiminde Zaman Yönetimi

Yönetim alanlarının tümünde olduğu gibi sınıf yönetiminde de öğretmenlerin en değerli kaynaklarından birisi zamandır ( Erken, 2002). Öğretmenlerden yaklaşık 180 iş günü içerisinde eğitim programlarını yetiştirmeleri ve önceden belirlenen amaçlar doğrultusunda öğrencilerin bilgi ve becerilerini geliştirmeleri istenmektedir. Bu süre içerisinde öğretmenden sadece öğretim değil aynı zamanda öğrencinin eğitimi de beklenmektedir. Bu durumda öğretmenlerin eğitimde başarılı olabilmeleri için, öğretim süresini israf etmemeleri ve zamanı iyi yönetmeleri gerektiği ortaya çıkmaktadır.

Zamanın okulun ve dersin amaçlarına uygun olarak sınıfta etkin olarak kullanımı hem öğrencilerin öğretim etkinliklerinden daha fazla yararlanmalarını sağlar. Aynı zamanda sınıf yönetimini de kolaylaştırır. Bunun gerçekleştirilebilmesi için öğretmenin dersi ile ilgili hedefini, derse nasıl başlayacağını, hangi yöntemlere yer vereceğini, hangi araçları kullanacağını, konunun kavratılması için hangi örneklere yer vereceğini ve değerlendirmeyi hangi sorularla gerçekleştireceğini derse girmeden önce açık ve net olarak belirlemelidir (Durukan ve Öztürk, 2004).

Sınıfta zaman yönetimi; derse hazırlık, öğretme öğrenme etkinlikleri ve değerlendirme

şeklinde üç sürecin birleşimidir. Bu bağlamda sınıf yönetimi geçmiş, şimdi ve gelecek zaman dilimlerini bir arada işlemesi ile etkili kullanılabilir. Bu durum sınıf yönetiminde zaman kavramını ön plana çıkararak sınıfta zaman yönetimine stratejik bir önem kazandırır. Sınıf yönetiminde zaman yönetimini

dersten önce zaman yönetimi

ve derste zaman yönetimi biçiminde iki aşamada inceleyebiliriz.

Dersten Önce Zaman Yönetimi

Ders önce yapılan çalışmalar ağırlıklı olarak derse hazırlık çalışmalarıdır. Bu çalışmalar derste zamanı etkili ve dersin amaçlarına yönelik kullanımını sağlar. Öğretmenlerin ders öncesi plan ve derse yönelik hazırlık yapmamaları sınıfta oluşabilecek olumsuzlukların kaynağıdır. Bu nedenle öğretmenin derste zamanı etkili kullanabilmesi için ders öncesi bazı çalışmaları yapmasını gerekir. Bu çalışmalar plan yapma ve hazırlık, sınıf kurallarını belirleme ile ders araç gereç ve kaynaklarının hazırlanmasıdır (Erkılıç, 2005).

Plan yapma ve hazırlık: Sınıfta zamanın etkili kullanılabilmesi için öğretmenin bir ders süreci içerisinde yapacağı faaliyetleri adım adım düzenlemesi yani eğitsel değeri yüksek olacak bir plan hazırlaması gerekmektedir (Durukan ve Öztürk, 2004)

Plan ve hazırlık verimli bir ders için zorunludur. Planın uygulanabilir olması için öğretmen plan yaparken öncelikleri açıkça belirleyip, amaçlarını gerçekleştirmek için etkinlikler ve sunumu sıraya koyup, etkinlikleri öğretim süresine paylaştırmalıdır (Ağaoğlu, 2002).

Sınıf Kurallarını Belirleme: Sınıf anlık davranışların geliştiği çok boyutlu bir ortamdır. İstenmedik, beklenmedik davranışların olma ihtimali yüksektir. Öğrenme öğretme sürecinin amacına ulaşması için sınıfta belli kuralların olması gerekir ( Ünal ve Ada, 2000). Sınıfta kuralların belirlenmesi istenmeyen davranışları azaltırken zamanın etkin kullanımına da yardımcı olur (Erden, 2001).

Ders Araç Gereç Ve Kaynaklarının Hazırlanması: Zamanın etkili kullanımı için sadece plan hazırlamak ve sınıf kuralları oluşturmak yeterli değildir. Ders öncesinde öğretmen işleyeceği konunun içeriğine göre hangi araç gereç ve kaynakları kullanacağını belirlemeli ve hazırlamalıdır. Dersin amaçlarına uygun araç gereç ve kaynak kullanımı dersin etkililiğini arttıracak doğal olarak bu durum derste zamanın verimli kullanılmasına da yardımcı olacaktır (Erkılıç, 2005).

Derste Zaman Yönetimi

Sınıf yönetiminde zamanı etkili kullanmanın en kritik boyutu derste zaman yönetimidir. Ders öncesi ve sonrası hazırlık ve çalışmaların amacı dersin etkili ve verimli olmasıdır. Ders öncesi hazırlık ne kadar iyi yapılmış olursa olsun ders süresi akılcı kullanılmadığında ders verimli olamayacaktır. Etkili ve verimli ders istendik davranışların istenilen sürede kazandırılmasıdır. Bu nedenle en önemli sorunlardan biri sınıfta zamanın etkili kullanılmasıdır (Erkılıç, 2005).

Öğretim sürecinde zaman kavramını ayrılmış zaman, öğretim zamanı, meşgul olunan zaman ve akademik öğrenme zamanı biçiminde dört boyutta ele alınmaktadır (Ekici, 2002).

Sınıf içi öğretimde zaman kavramına ilişkin boyutlar Şekil 1.’de verilmiştir.

1. Ayrılmış Zaman

2. Öğretim Zamanı

3. Meşgul Olunan Zaman

4. Akademik Öğrenme Zamanı

Ayrılmış Zaman: Belli bir konu ve içerik için ayrılan toplam süredir ( Ekici, 2004). Bir konuya ayrılan zaman ile o konuda elde edilen başarı arasında genel olarak pozitif fakat zayıf bir ilişki olduğu görülmektedir (Karweit, 1984; Akt: Şaktanlı, 2001).

Bu ilişkinin zayıflığı ayrılmış zamanın öğrenmedeki şartların kalitesini garanti etmemesiyle açıklanabilir. Ayrılmış zamanın fazla olması öğrencilerin her zaman çok şey öğreneceği anlamına gelmez (Şaktanlı, 2001).

Öğretim Zamanı: Belli başlı rutin görevler tamamlandıktan sonra öğretim için kalan süredir. Ekici (2002), yoklama alınması, sınıf yönetimi ile ilgili sorunlar, yönetimdeki aksaklıkların giderilmesi, etkinlikler arası geçişlerde oluşabilecek istenmeyen davranışların önlenmesi gibi etkinlikleri vurgulamaktadır.

Meşgul Olunan Zaman: Öğrencinin etkin olarak öğrenme etkinliklerine katıldığı dikkatini derse verdiği süredir. Meşgul olunan zamanı etkili kullanmak için öğretmenlerin; sınıf içi faaliyetleri öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda hazırlamaları gerekmektedir (Ekici, 2002).

Akademik Öğrenme Zamanı: Öğrencinin öğrenme etkinlikleriyle veya iş ile meşgul edildiği yani öğrenmelerin oluştuğu süredir (Ekici, 2002). Akademik öğrenme zamanı kavramı öğrencilerin yalnızca derse ilgi göstermesinin yeterli olmayacağı aynı zamanda öğrenilecek olan içerikle başarılı bir biçimde etkileşememeleri, öğretmen merkezli işlenen dersin öğrencinin dikkatini belli bir süreden sonra çekmeyi başaramaması gibi etkenler dersin öğrenci merkezli olmasını kaçınılmaz hale getirir (Şaktanlı, 2001).

250 sınıfta yapılan bir araştırmada öğrencilerin başarısıyla öğrenme arasında güçlü bir ilişkinin olduğu saptanmıştır (Fisher Et Al, 1980; Akt: Şaktanlı, 2001). Kılbaş (2006)’ a göre sınıf içi öğretimde ayrılan zaman, çalışılan zaman ve akademik öğrenme zamanı arttıkça öğrencilerin öğrenmeleri de artacaktır. Bu üçü arasında başarıyı en çok belirleyen akademik öğrenme zamanıdır. Ders süresinin verimli kullanılması için öğrencilerin akademik öğrenme zamanlarını arttırmak gerekmektedir.

Öğrenme Fırsatlarını Arttırmak

Öğrencilerin öğrenme zamanlarını arttırmak için; etkinlik akışını sürdürmek, geçiş zamanını en aza indirgemek, öğrencileri sorumlu tutmak olmak üzere üç stratejiden bahsedilmektedir (Weinstein ve Mignano, 1993).

Etkinlik Akışını Sürdürmek

Öğrencilerin hiçbir eylem yapmadan beklemeleri gerektiğinde; öğrencilerin ilgili ve dikkatli kalabilmeleri, İlgilerini ve yoğunlaşma yeteneklerini kaybederek sıkılabilmeleri, dikkatlerinin başka yöne kayarak hayal kurabilmeleri, etkin bir biçimde hatalı davranabilmeleri gibi dört şeyin olabileceği gözlenmiştir. Bunlardan üçü olumsuzdur (Weinstein ve Mignano, 1993).

Bu nedenlerden dolayı öğretmenlerin etkinlik akışını nasıl sürdürebileceklerini öğrenmeleri gerekir. Kounin ( 1977; Akt: Şaktanlı, 2001) öğretmenlerin etkinlik akışını başlatmaları ve sürdürmedeki yetenekleri arasındaki farklılıkları araştırmıştır. Daha sonra etkinlik akışı ve öğrencinin katılımıyla istenmeyen davranış arasındaki ilişkiye bakmıştır. Araştırmada öğretmenlerin sınıf etkinliklerini ele alış tarzlarında birçok farklılık ortaya çıkmıştır; gözlemlediği sorunları tanımlayacak özel kavramlar geliştiren Kounin( 1977; Akt: Şaktanlı, 2001), bazı etkisiz yöneticilerin bir etkinliği bitirip diğerine geçtiklerini ve sonra birinci etkinliğe geri döndüklerini gözlemlemiştir. Buna Takla Atma adını vermiştir (Weinstein ve Mignano, 1993).

Kounin ( 1977; Akt: Şaktanlı, 2001) öğretmenlerin gerçekten dikkate değer olmayan bir uyarıcı ( olay ya da nesne) tarafından izlenen etkinlikten uzaklaştırıldıkları koşulları da gözlemlemiş ve buna uyarıcıya bağlı olaylar adını vermiştir. Örneğin; öğretmen tahtada bir sorun çözerken öğrencilerden birinin sol kolu üzerine uzanıp bu sorunu bu biçimde çözdüğünü görür ve hemen onun yanına gidip duruşunu düzeltmesini söyler (Kılbaş, 2006).

Kounin (1977; Akt: Şaktanlı, 2001), öğretmenlerin öğrencilerin dersten sıkılmalarını önleyici çabaları hakkında yaptığı bir araştırmada sıkılma davranışının nedeninin aşırı tekrardan dolayı bir etkinliğin değerindeki değişim olduğunu bulmuştur. Sürekli tekrar dersi sıkıcı hale getirip dersi yavaşlatır. Öğrencilerin katılımları daha fazla olduğunda daha az istenmeyen davranış göstereceklerdir.

Geçiş Zamanını En Aza İndirgemek

Geçiş zamanını en aza indirgeyerek o ders için ayrılan zamanı en fazlaya çıkarılabilir. Etkinlik aralarında öğretmen biten etkinliği kısaca özetleyip, sıradaki etkinliğin neler gerektirdiği konusunda öğrencileri hazırlaması gerekmektedir. Zaten belirli bir süre sonra bu rutin bir hal alır ve öğrenciler geçişlerde kendilerinden bekleneni bilirler. Geçiş sürelerinin uzun olması öğrencilerin dikkati toplayamama ve hayallere dalma gibi ders akışını bozan davranışlara yönelmelerine de neden olur. Aşağıda geçiş zamanlarının nasıl en aza indirgenebileceğiyle ilgili bazı görüşler sunulmuştur (Weinstein ve Mignano, 1993).

a)Yönetsel İşlerden Vazgeçmek: Öğretmen yönetsel işleri planlayarak zaman kayıplarını en aza indirebilir. Örneğin yoklama tek tek isim okumak yerine sıralardaki boşluklara bakılarak alınabilir. Bu amaçla dersin başında ayrı bir zaman ayırmak yerine öğrenciler etkinlikle meşgulken öğretmenin göz ucuyla sınıfı tarayarak yoklama işlemini sessizce gerçekleştirebilir (Aydın, 2008).

b)Materyal dağıtırken ve yönerge verirken zaman harcamamak: Öğrencilere dağıtılacak materyallerin mümkün olduğunca çabuk ve öğrenciye rahatsızlık vermeden dağıtılması zaman kaybını engellerken aynı yolla toplanmalarını da sağlar (Özkılıç, 2000). Bunun yanında öğrencilere etkinliklerle ilgili açıklama vermekte zaman kaybına neden olabilir. Bu nedenle öğrenciler sınıfa gelmeden önce gereken yönergeleri adım adım tahtaya yazarak zaman kaybı önlenebilir. Böylece kendini hazırlayan öğrenci diğer arkadaşlarının da hazır olmalarını beklemeden kendi çalışmasına başlar. Burada öğretmenin görevi öğrenciler çalışmalarını sürdürürken sıralar arasında dolaşıp gerektiği durumlarda öğrenciye bireysel olarak yardımcı olmak ve ne yapılacağını açıklamaktır (Weinstein ve Mignano, 1993).

c) Sunum Teknolojisi Seçimiyle Zaman Kazanmak: Uygun olduğu zamanlarda görsel ve hatta duyuşsal sunumlar (tepegöz, videokaset, bilgisayar sunumları vb.) hazırlamaktadır. Bu sunumlarda öğrencilerden yapmaları istenen şekiller yer almaktadır; böylece onlardan sessiz olmalarını isteyerek bağırmak yerine sessiz olmalarını temsil eden sunuma işaret ederek onların susmaları sağlanabilir (Weinstein ve Mignano, 1993).

d) Sınıf içerisinde gruplama yaparak zaman kazanmak: Sınıf içi gruplama bir sınıf içerisindeki öğrencileri öğrenme etkinlikleri için bireysel çalışma gruplarına ayırmaktır. Bu yöntem özellikle aynı sınıf içerisindeki öğrenciler arasında bireysel farklılıklar olduğu zaman önemli bir yöntemdir. Bu biçimde, etkinliklerini daha erken bitiren öğrenciler ek etkinliklerle uğraşacaklardır ve zamanlarını boşa harcamış olmayacaklardır (Weinstein ve Mignano, 1993).

e) Çalışmalarını farklı zamanlarda bitiren öğrenciler için etkinlikler: Ders esnasında birçok etkinlik, eşzamanlı olarak gerçekleşir. Bu etkinlikleri bazı öğrenciler diğerlerine göre daha erken bitirebilir. Böyle durumlarda görevini erken bitiren öğrencilere ek etkinlikler verilmezse, öğrencilerin dikkatleri dağılacağı için dersten uzaklaşabiliriler. Öğretmenin dersin akışında oluşabilecek bu tip boşlukları önceden görerek gerekli önlemleri önceden almalıdır (Jean ve Lawrence, 1979; Aydın, 2008).

Öğrencileri Sorumlu Tutmak

Zamanın akıllıca kullanılmasını sağlamak için etkinlikler konusunda öğrencilerin önerilerini almak gerekmektedir. Öğrencilerle ödevler ve zorunluluklara ilişkin konuşarak onların istekleri ve beklentileri doğrultusunda uygun etkinlikler hazırlamak zamanlarını etkili bir biçimde kullanmalarını sağlayacaktır. Öğrenciler sadece sorumlu olduklarında çalışmaları ciddi bir biçimde ele alırlar. Performanslarından sorumlu olduklarını bildikleri zaman öğrenciler ellerinden gelenin en iyisini yapacaklardır. Bunun dışında, öğrenciler tam olarak ne yapacakları konusunda bir karışıklık yaşıyorlarsa zamanlarını iyi bir biçimde kullanamayacaklardır.

Bunun için yapılması gerekenler (Weinstein ve Mignano, 1993):

a)Görevleri ve istenilenleri belirtmek: Öğretmenin açık yönlendirmelerinin öğrencileri çalışmalarında başarıya götürdüğü gözlemlenmiştir. Öğrencilerin sorularına yanıt olarak verilen açıklama sayısı öğrencinin başarısıyla negatif bir ilişki göstermesidir. Bunun olası nedenlerinden biri öğretmenin gerekli hazırlığı sağlamaması ve öğrencilerin açıklamaları anlamamaları olabilir. Öğrenciler çalışmaya başlamadan önce onlara neyi, neden yaptıklarını, nasıl yardım alabileceklerini, bitirdiklerinde ne yapacaklarını ve çalışmaya ne kadar zaman harcayacaklarının açıklanması gerekmektedir (Kılbaş, 2006).

b)Öğrencinin ilerlemesini gözlemlemek: Bir görev için gerekli bilgileri verdikten ve öğrenciler çalışmaya başladıktan sonra nasıl ilerlediklerinin gözlemlenmesi gerekir. Öğrenciler çalışırken aralarında gezinip, sorunların tanımlanması ve gerektiğinde yardım sağlanması gerekir (Kılbaş, 2006). c)Geribildirim sağlamak: Öğrenciler sıralarında çalışırken öğretmenin öğrencilerine yaptıkları çalışmalarla ilgili anında bilgi vermesi; öğrencilerin istenilen davranışı göstermesi, yanlış olan davranışı değiştirmesi ve öğrencinin anlamlı öğrenmesi açısından önem taşımaktadır ( Ekici, 2004).

Zaman gibi önemli ve kısıtlı bir kavramın akıllıca ve verimli şekilde kullanılması akademik öğrenme zamanını en üst düzeye çıkarılması ile olur. Bu da öğretmenin sınıf konusunda yeni bir bakış açısı kazanmasını sağlar böylece öğrenimi engelleyen sorunlar en aza inerek başarının arttırılması sağlanır. Akademik öğrenme zamanı güçlü bir araçtır, aynı zamanda da dinamik ve sürekli değişime açık bir kavramdır. Öğretmenin yıl içinde akademik bilgiyi ölçen değerlendirmeler yapması ve ders zamanının kullanımı konusunda becerilerini geliştirmesi gerekir (Şaktanlı, 2001).

справочник телефонов г тулы справочник адресов мурманск услуга мобильный локатор адресно-телефонная база жителей поиск по номеру телефона ижевск телефонный справочник телефонная телефонная база данных дзержинска телефонная база билайн тюмени город волжский справочник телефонов найти справочник телефонов в брянске программа поиск адреса по телефону в саранске местонахождение по номеру онлайн найти человека по имени и фамилии по казахстану телефонный определить местонахождение навигатора справочник адресов справочник телефонов в белой церкви база данных номеров телефонов санкт-петербург справочник найти адрес телефонная база 2013 омск номера телефонов местоположение телефона по база данных база данных билайн тверь справочник справочник телефонов мтс на сайте здесь справочник адресов г ижевска ссылка адрес по телефону во владивостоке как определить местонахождение оператора связи по мобильному номеру как узнать телефон по адресу спб телефонный справочник 2013 барнаул здесь тут как найти номер телефона в югорску узнать поиск людей по номеру телефона киев Привет, мир! Знакомства Нижний Тагил sitemap